LAODIKEIA’NIN TARİHÇESİ

Laodikeia, Denizli İli’nin 6 km kuzeyinde, Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde Eskihisar, Goncalı, Bozburun mahalleleri (eski köyler) sınırları içinde bulunur. Verimli Lykos Ovası’ndaki Laodikeia; kuzeydoğusunda Lykos (Çürüksu), güneydoğusunda Kadmos (Gökpınar) ve kuzeybatısında Asopos (Gümüşçay-Goncalı Deresi) olmak üzere üç tarafı ırmaklarla çevrili yüksek bir platform üzerinde yer alır. Hellenistik kent, MÖ 3. yy’ın ortalarında Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından karısı Laodike adına kurulmuştur. MÖ 130/129 yılında ise bölge tamamen Roma’ya bağlanmıştır. Her dönemde depremlerle yıkılan ve tekrar ayağa kaldırılan kent, İmparator Focas (MS 602–610) Dönemi’nde meydana gelen büyük deprem sonrasında terk edilerek Salbakos’un (Babadağ) kuzey yamaçlarına Denizli-Kaleiçi ve Hisarköy’e taşınmıştır. Anadolu’nun 7 kilisesinden birine sahip olan kent, Erken Bizans Dönemi’nde metropollük seviyesinde dini bir merkez haline gelmiştir. Laodikeia’da yapılan kazı çalışmaları, Erken Kalkolitik Dönem (Bakır Çağı)’den (MÖ 5500), MS 7. yy’a kadar kesintisiz yerleşimlerin varlığını ortaya koymuştur. Sırasıyla kent önce Rhoas, sonra Diospolis (Zeus Kenti) ve en son olarakta Laodikeia adlarını almıştır.

Kentin en önemli gelir kaynağı yolların kavşak noktasında olması nedeniyle ticarettir. Bunun başında da tekstil ticareti gelir. Diğer taraftan mermer, hububat ve canlı hayvan ticareti de kente önemli gelirler sağlamıştır.

Kent, birbirini dik açılarla kesen ana caddeler ve ara sokaklardan oluşan, hippodomik (ızgara) planlı olarak düzenlenmiştir. Yaklaşık 5 km²lik alana yayılan Laodikeia’nın önemli ve günümüze kadar gelebilen yapıları içinde; Anadolu’nun en büyük stadyumunu (285x70 m), 2 tiyatrosunu, 4 hamam kompleksini, 5 agorasını, 5 nymphaeumunu, 2 ana giriş kapısını, bouleuterionunu, tapınaklarını, kiliselerini ve anıtsal caddelerini sayabiliriz. Kentin dört tarafını ise nekropol (mezarlık) alanları çevirir.

DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI’NIN LAODIKEIA’YA KATKILARI

Bakanlar Kurulu’nun 03.04.2003 tarih ve 5466 sayılı kararıyla, Denizli İli Merkezefendi ve Pamukkale İlçeleri, Eskihisar, Bozburun, Goncalı ve Korucuk Mahalleleri sınırları içinde kalan Laodikeia Antik Kenti kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Pamukkale Üniversitesi adına 2003 yılından bu yana Prof.Dr. Celal Şimşek tarafından yürütülmektedir.

Laodikeia’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Denizli Büyükşehir Belediyesi arasında 19.08.2008 tarihinde yapılan protokol ile kazı ve restorasyon çalışmalarına katkı sağlanması, ören yerinin temizlik, bakım ve güvenliği ilgili belediyeye bırakılmış ve 12 ay üzerinden kazı ve restorasyon çalışmaları kesintisiz devam ettirilmektedir.

Laodikeia antik kentiyle ilgili olarak yapılan bu protokol sayesinde Ülkemizde ilk kez kurumsal ve sürekliliği olan, geniş kapsamlı ve katılımlı kazı ve restorasyon çalışmaları başlatılmıştır. Laodikeia kazılarında kendi alanlarında uzmanlaşmış olan; mimar, restorasyon uzmanları, arkeologlar, sanat tarihçiler, jeolog, epigraf, malzeme mühendisi gibi teknik elemanların yanında kendi alanlarında farklı sektörlerde çalışan ustalar yetiştirilmiştir. 2200m2 kapalı alana sahip laboratuvarı, kütüphanesi, konferans salonu, arşiv, bilgisayar dokümantasyon odası, mimari çizim odası, toplantı odası, mescit, revir, misafirhaneleri, yatakhaneleri ve mutfak-yemekhanesi olan modern kazı evi yapılmıştır. Her yıl antik kentin tamamında ot temizliği yapılmaktadır. Kazı alanları sabit ve mobese kameralarıyla izlenmekte, özel güvenlik görevlilerinin görev yaptığı ve kazı alanlarının korunduğu bir sistem kurulmuş, paratonerler yapılmış, yeni bilgilendirme levhaları, gezi güzergâhları, 7 dilde tanıtım broşürlerinin ziyaretçilere verildiği bir antik kent ortaya çıkarılmış ve çıkartılmaktadır.

Özellikle 2008-2016 yılları arasında 12 ay üzerinden sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmalarında birçok alanda yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde Laodikeia Ülkemizde ve dünyada tanınan, gezilip görülen önemli bir ören yeri ve yaşayan bir arkeoloji parkı haline gelmiştir.

Laodikeia, UNESCO’nun 15.04.2013 tarihli toplantısında alınan 5823 Referans No. ile Dünya Kültür Mirası Geçici Miras Listesi’ne dâhil edilmiştir. 2015 yılında Tripadvisor tarafından Mükemmellik Sertifikası verilmiştir. 2016 yılında ise Avrupa Birliği Kültürel Miras Komitesi olan EUROPA NOSTRA tarafından Laodikeia Kilisesi’nde yapılan kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmalarında uygulanan yüksek teknik ve titiz çalışmalar nedeniyle “Jüri Özel Mansiyon Ödülü” alınmıştır. Laodikeia Kilisesi, Nisan 2016’da ziyarete açılabilecek konuma gelmiştir. Ancak henüz açılışı yapılmamıştır.

Gelecek 5 yılda Kazı Başkanlığı’mızca hedeflenen çalışmalar: 35.000m2 yüz ölçüme sahip Kuzey (Kutsal) Agora’nın kazı ve restorasyon çalışmalarının tamamlanması, Batı Tiyatrosu’nun kazı ve restorasyonlarının tamamlanması, Stadyum Caddesi’nin restorasyon çalışmalarının tamamlanması, C Yapısı’nın restorasyonunun tamamlanması, İmparator S. Severus Anıtsal Çeşmesi’nin restorasyonunun tamamlanması, İmparator Traian Anıtsal Çeşmesi’nin restorasyonunun tamamlanması, İmparator Traian Anıtsal Çeşmesi Meydanı’nın restorasyonunun tamamlanması, Atriumlu Yönetici Binası’nın restorasyonunun tamamlanması, Kiliseli Peristylli Ev’in kazı ve restorasyonunun tamamlanması, Efes Portikosu’nun kazı ve restorasyonunun tamamlanması, A Evi’nin restorasyonunun tamamlanması, Merkezi Hamam’ın kazı ve restorasyonunun tamamlanarak, Laodikeia’yı dünyanın en önemli arkeolojik kenti haline getirerek UNESCO’nun Kalıcı Dünya Kültür Mirası Listesi içine sokmak olacaktır.

Laodikeia antik kentinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Denizli Büyükşehir Belediyesi arasında 19.08.2008 tarihinde yapılan protokol ile kurumsallığın ön planda tutulduğu bir sistem kurulmuştur. Denizli bir sanayi ve turizm kentidir. Bu nedenle protokolün yenilenerek bu sistemin kesintiye uğramadan devam etmesi büyük önem arz etmektedir.

LAODIKEIA ANTİK KENTİ HAKKINDA BİLGİ

Laodikeia antik kenti, Frigya Bölgesi’nin batı ucunda, Lykos (Çürüksu) Ovası’nın ortasında yer alır. Hellenistik ve Roma kenti yaklaşık 5 km2 lik bir alana yayılmıştır. Kentin bulunduğu bu ova binlerce yıldır, Anadolu’nun iç kesimlerini Batıya; Milet, Efes, Smyrna (İzmir), ve Güneye; Kibyra (Gölhisar), Perge, Side, Aspendos ve Attaleia’ya (Antalya) ulaştıran ana yol arteridir. Bu nedenle Laodikeia Anadolu ticaretini denize ulaştıran ve stratejik olan ana yol kavşağında yer alır. Yolların kavşak noktası ve verimli ova birçok antik kenti bağrında yaşatmıştır. Günümüzde ise Efes, Aphrodisias, Pamukkale (Hierapolis) turizm güzergahı üzerinde, Denizli Pamukkale kavşağının 2. km’sinden kente ulaşılır.

Kentin Asopos Tepesi’nde ele geçen obsidyenden yapılan kesici ve delici aletlerin bir kısmının Orta Anadolu, bir kısmının da Adalardan getirilmiş olması, Bölgenin Tunç Çağı ile birlikte hem Orta Anadolu hem de Adalarla olan ticari bağlantılarını ortaya koyan somut verilerdir. Laodikeia için deniz bağlantılı olan Batı ticaretinde Büyük Menderes Nehri çok önemlidir. Lykos (Çürüksu) Ovası’nın ortasında yer alan göl adını alan ırmakla beslenir ve Sarayköy ilçesi yakınlarında Büyük Menderes ile birleşerek, Milet yanında denize kadar sal ticaretinin en önemli yoludur. Stratejik noktada yer alan sulak ve verimli arazileri ile iklimi ılıman olan ova önemli yerleşimlere kucak açmıştır. Bunlar; Hierapolis, Thiounta, Tripolis, Karura, Attouda, Trapezopolis, Kolossai ve Laodikeia’dır. Hiçbir bölgede bu ova hariç bu kadar sıklıkta kurulmuş büyük antik kentler yoktur. Bu yönüyle Denizli için arkeoloji, kültür ve dini turizmin önemi büyüktür.

Laodikeia’da 14 yıldır T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Pamukkale Üniversitesi adına Prof.Dr. Celal Şimşek Başkanlığında sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, bu kentin birçok bilinmeyenlerini gün yüzüne çıkartılmasını sağlamış ve sağlamaktadır. Bu kazılar sayesinde kentin tarihsel sürecinin Hellenistik Dönem’den itibaren değil, Erken Kalkolitik (M.Ö. 5500) Dönem’den, M.S. 7. yy.ın ilk çeyreğine kadar kesintisiz devam ettiğini ortaya konmuştur. Hellenistik kentin kurulduğu alanda yer alan Diospolis (Zeus Kenti) ve Rhoas, kentin batısında Asopos Tepesi ve Batı Nekropolü yerleşimleriyle somut olarak tespit edilmiştir. Rhoas etimolojik olarak tipik bir Anadolu adıdır.

Antik kent ızgara planlı düzenlenmiş olup, adalar (insulalar) kareye yakın dikdörtgen (42x51m) şeklindedir. Ana cadde ve ara sokakların ortasında büyük kanalizasyon sistemleri yer alır.

Laodikeia’yı diğer kentlerden ayıran önemli bir husus ta kentin sahip olduğu iki tiyatrodur. Her iki tiyatro topoğrafyaya göre doğal yamacın oyulmasıyla yapılmıştır. Bunlardan batıda yer alan ve Hellenistik Dönem’de yapılan Batı Tiyatrosu, kuzeyde yer alan ise M.S. 2. yy.da yapılan Kuzey Tiyatrosu’dur. İki tiyatro hem kent nüfusu, hem de sanata verilen önemi göstermektedir. Kuzey Tiyatrosu, Bölge kentlerinin toplandığı ticaret ve yönetimle ilgili kararların alındığı, aynı zamanda su oyunlarının da yapıldığı önemli ve büyük bir yapıdır. Bu yönüyle binlerce yıl öncesinde Lykos (Çürüksu) Ovası insanları günümüz Avrupa Birliğine benzer ana ilkesi ticarete dayalı bir sistem kurmuşlardır.

Kentin güneyinde yer alan stadyum çift sphendoneli (iki ucu yarım daireli) olup, 258x70mlik ölçüleriyle Anadolu’nun en büyük yapısıdır. Laodikeialı zengin bir aile tarafından yaptırılan ve M.S. 79 yılında İmparator Titus’a ithaf edilen yapıda, sadece sportif yarışmalar değil, gladyatör oyunları da yapılmaktaydı. Kazılarda ele geçen yazıtlar olimpiyatlarda birincilik kazanan sporcuların, arenada yenilmez gladyatörlerin yazıt, heykel ve kabartmalarını bulmamızı sağlamıştır.

Laodikeia’yı diğer antik kentlerden ayıran bir diğer hususta kentin 4 devasa hamam-gymnasium kompleksine sahip olmasıdır. Antik dönemde hamamlar sadece yıkanma amaçlı değil, toplantı ve aynı zamanda gençlerin eğitim gördükleri yapılardı. Bu yönüyle antik dönem hamamları en önemli sosyal ve eğitim yapılarının başında yer alır.

Her dönemde depremlerle yıkılıp tekrar ayağa kaldırılan kent, M.S. 7. yy.ın başında meydana gelen büyük deprem sonunda bugünkü Kaleiçi, Hisarköy etekleri başta olmak üzere dağ yamaçlarına taşınmıştır. Bu mega antik kent terk edilişinden 1990 yıllarına kadar taş ve kireç ocağı olarak kullanılmıştır.

Laodikeia antik kenti, 2003 yılından itibaren Prof. Dr. Celal Şimşek tarafından Bakanlar Kurulu Kararlı olarak kazılmaya başlanmıştır. Kazılar ilk etapta 4 ay, sonra 6 ay ve 2008 yılından itibaren ise 12 ay üzerinden sürdürülmektedir. Laodikeia Antik Kenti kazıları Ülkemizde kazı alanında yapılan en büyük organizasyon olup, dünyada da en büyükler içinde yer alır. Laodikeia’da kazı ve restorasyon çalışmaları bir arada yapılmaktadır. Bu sayede kesintisiz sürdürülebilir bir sistem oluşturulmuş ve restorasyon çalışmaları için uzman ekipler yetiştirilmiştir. Laodikeia’da ana hedeflerden biri yaşayan ve hareketli arkeoloji parkı oluşturmaktır. Kazı çalışmaları aynı zamanda geçmişle günümüz arasında bağlantıların oluşturulmasını da sağlamıştır. Bunların başında Denizli’nin sembolü olan horoz, nar ve patlıcan kabartmaları ile tekstilin 4 bin yıllık geçmişine ait dokuma tezgâhı ağırlıkları, boya atölyesi, yün boyaları ve kumaş parçalarının ortaya çıkarılmasıdır.

Kentte sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmalarıyla; Suriye Caddesi’nin 400mlik kısmı kazılarak restore edilmiştir. Doğu Bizans Kapısı ve Kuleleri, Doğu Bizans Çeşmesi kazılarak ayağa kaldırılmıştır. 2000 m2 alanı kaplayan A Evi kompleksi tamamen kazılmış ve restorasyon çalışmalarının çoğu tamamlanmıştır. Doğu Sokağı 170 m açılarak çoğu ayağa kaldırılmıştır. Tapınak A kazılarak ve restore edilerek ayağa kaldırılmıştır. Merkezi Agora kazılmış, Merkezi Hamam’ın yarıya yakını kazılmıştır. Septimius Severus Anıtsal Çeşmesi kazılmış ve restorasyon projeleri hazırlanmaktadır. Kuzey (Kutsal) Agora’da kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmekte, Laodikeia (Hac) Kilisesi kazılmış, restorasyonları tamamlanmış, camlı yürüme yolu ile üst koruma çatısı yapılmıştır. Batı Tiyatrosunda sahne kısmının bir bölümünün kazı ve restorasyonları yapılmış, üç yılda tiyatronun kullanıma açılması hedeflenmiştir. Kuzey Tiyatrolarında basamak temizleme çalışmaları yapılmıştır. Kuzey Tiyatrosu yanında yer alan Kiliseli Peristylli evde kazı ve restorasyonlar devam etmektedir. Kuzey Kilisesi’nin kazısı tamamlanmıştır. Stadyum caddesi 350 m, Efes Portikosu Caddesi 60 m kazılmış ve ayağa kaldırılmıştır. B Anıtsal Çeşmesi, Latrina (umumi tuvalet) ve su deposu kazıl ve restorasyonları tamamlanmıştır. Asopos Tepesi’nde 2 alanda kazı çalışmaları sürdürülmektedir. Güney Roma Villası kazıları tamamlanmış ve koruma önlemleri alınmıştır. Kent nekropolünün kuzey, güney ve batısında 285 adet mezar kazılmıştır. Stadyum, Merkezi Kilise’de ise bir kısım kazılar devam etmektedir.

Kazıların yanında restorasyon, konservasyon, çizim, kataloglama çalışmaları yapılmakta ve tüm verilerin Ark-Data sistemine girişi sağlanmaktadır. Tüm antik kentin ulusal koda dahil haritası çizilmiş ve koruma amaçlı imar planı yapılmıştır. Ayrıca kentin ana merkezinin etrafı tel çit ile koruma altına alınmıştır. Bilet gişesi, tuvalet ve büfe yapılmış, kazı ve restorasyonlar sayesinde yerli ve yabancı ziyaretçilerin artık yoğun ziyaret ettikleri bir ören yeri konumuna gelmiştir.

Laodikeia Antik Kenti’nin altyapısı, planlaması, caddeleri, çeşmeleri, tiyatroları, dini yapıları, stadyumu, hamamları, pazaryerleri, anıtsal giriş kapılarıyla mükemmel bir planlamayı yansıtmaktadır. Bu kentin alt yapısı, planlaması, sanatsal yapıları günümüz modern şehir planlamalarına ilham verecek niteliktedir. Bu sayede geçmiş ile günümüz ve gelecek arasında bağlantılar da kurulabilecektir. Kentte sosyal yapılar, dini yapılar, ticari yapıları, yönetim yapıları ve sivil konutlar belli bir sistem içinde yapılmıştır. Ana caddelerin iki yanında portikler ve gerisinde dükkân sıraları bulunur. Kentin ana merkezinin dışında nekropoller (mezarlık) dört yönde geniş alanlara yayılmıştır. Bu yönüyle kentin mükemmel planlaması, planlama içinde yapıların kullanım amaçlarının insan ölçeğinde yerleştirilmesi, öncelikle alt yapısının yapılması önemlidir. Böyle bir kentin kazılarak tekrar ayağa kaldırılması ve dünya kültür mirasına kazandırılarak, gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmıştır.

Laodikeia Antik Kenti’nde diğer bir amaç yaşayan, insana önem veren ve bölgenin depremselliğini de kronolojik olarak sergileyen yaşayan bir arkeoloji parkı oluşturmaktır. Laodikeia Antik Kenti kazıları Pamukkale Üniversitesi’nin ve Denizli’nin dışa açılan en önemli kültür penceresidir. Denizli’ye iş ya da turizm amaçlı gelen yerli ve yabancı konuklar ile bilim insanlarının tamamına yakını kenti gezmektedir.

Denizli’de dolayısıyla Pamukkale Üniversitesi’nde Ülkemizin ilk ve tek Arkeoloji Enstitüsü kurulmuştur. Bu durum bölgemizdeki arkeolojik değerlerin kazılması ve ayağa kaldırılmasının sistemli ve kurumsal hale sokulması bakımından önemlidir. Laodikeia kazı çalışmaları aynı zamanda Arkeoloji Bölümü öğrencilerinin birebir alanda yaşayarak öğrenmelerini ve mesleklerinde uzmanlaşmalarını sağlamaktadır. Bu yönüyle Laodikeia Türk Arkeolojisine çok büyük katkılar sağlamaktadır. Laodikeia Antik Kenti kazı ve restorasyon çalışmalarında Ülkemizde bir ilk olan Üniversite, Belediye ve Kültür ve Turizm Bakanlığı üçgeninde sürdürülebilir bir sistem oluşturulmuştur. Bunun sürdürülmesi Denizli için önemlidir. Sanayi ve turizm kenti olan Denizli’de bu yönüyle Laodikeia Antik Kenti kazı ve restorasyon çalışmalarını yerel üniversitenin üstlenmesi çok önemli ve anlamlıdır. 2011 yılında 200.000, 2012 yılında 210.000 yerli ve yabancı ziyaretçinin kente geldikleri düşünüldüğünde, bilet yeme içme, kalma hesap edildiğinde sadece bu kentin şimdilik yıllık 50 milyon Türk Lirası değerinde bir katkıyı İl ve Ülkeye sağladığı ve bunun her yıl giderek artacağı göz önüne alınmalıdır.

Desiad © Tüm hakları saklıdır. 2017 Tasarım Marco Visa